hareket halinde - Türkçe İngilizce Sözlük

hareket halinde

"hareket halinde" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hareket halinde in motion zf.
Vine is the best way to see and share life in motion.
Vine, hayatı hareket halinde görmenin ve paylaşmanın en iyi yoludur.

More Sentences
Otomotiv
hareket halinde in motion expr.
Vine is the best way to see and share life in motion.
Vine, hayatı hareket halinde görmenin ve paylaşmanın en iyi yoludur.

More Sentences
Genel
hareket halinde under weigh s.
hareket halinde astir s.
hareket halinde travelling s.
hareket halinde on-the-go s.
hareket halinde traveling s.
hareket halinde abroach [obsolete] s.
hareket halinde under way zf.
hareket halinde on the move zf.
Konuşma Dili
hareket halinde on the march expr.
hareket halinde on the move expr.
Deyim
hareket halinde on the wing expr.
hareket halinde in train expr.
hareket halinde wheels in motion expr.
Teknik
hareket halinde in action expr.
Eski Kullanım
hareket halinde aworking zf.

"hareket halinde" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sürü halinde hareket etmek flock f.
hareket halinde olmak be on the move f.
(gruplar halinde) bir yere yavaş yavaş hareket etmek migrate f.
hareket halinde olmak bristle f.
hareket halinde olmak move f.
sert bir dalga halinde hareket etmek fly f.
devamlı hareket halinde seething s.
İfadeler
hedef hareket halinde target is moving expr.
hedef hareket halinde target is on the move expr.
Atasözü
sürekli hareket halinde olan/göçüp konan/yeri yurdu olmayan kişinin kökü/yeri/yuvası/birikimi olamaz a rolling stone gathers no moss
Deyim
büyük sayılar halinde birlikte hareket etmenin avantajı weight of numbers i.
büyük sayılar halinde birlikte hareket etmenin gücü/etkisi weight of numbers i.
grup halinde hareket etmenin gücü weight of numbers i.
sürekli hareket halinde olan kimse a rolling stone i.
hareket halinde olmak be on foot f.
(ordu, topluluk) hareket halinde olmak be on the march f.
Teknik
hareket halinde veya dengede olan hava veya diğer gazları inceleyen bilim aeromechanics i.
sabit veya hareket halinde donmuş deniz suyu sea ice i.
Otomotiv
hareket halinde değişim shift on the fly i.
hareket halinde tartma weigh-in-motion i.
Fizik
parçacığın sabit uzunlukta ve rastgele doğrultuda, basamaklar halinde hareket ettiği difüzyon gibi fiziksel süreçleri açıklayan matematiksel model random walk i.
Biyoloji
sürü halinde hareket etmek swarm f.
Deniz Biyolojisi
sürüler halinde hareket eden küçük bir vatoz devil ray (mobula hypostoma) i.
çoğu türü hint ve pasifik okyanuslarında görülen sürü halinde hareket eden balıklara verilen ad sea chub i.
Dilbilim
ismin hareket bildiren halinde çekimli sözcük allative i.
(fince ve diğer bazı dillerde) ismin hareket bildiren halinde illative s.
Askeri
hareket halinde emniyet sahaları moving havens i.
hareket halinde kestirme running fix i.
hareket halinde hedef moving target i.
hareket halinde hedef belirtisi moving target indication i.
hareket halinde izleme in-transit visibility i.
hareket halinde izleme itv i.
sürekli hareket halinde bulunan, süvari ve piyadelerden oluşan bir tür bölük flying army i.
Spor
(kayak sporunda) hareket halinde değilken kayaklardan birinin önünü kaldırarak arkasını pivot haline getirip ters yönde manevra yapma kick turn i.
yarışlarda sporcuların başlangıç çizgisine gelmeden önce halihazırda hareket halinde olduğu başlama biçimi flying start i.
Müzik
(nefesli çalgıyı) ikili gruplar halinde hızlı veya tekrarlanan notalar çalmak için dili hızla hareket ettirerek çalmak double-tongue f.
Eski Kullanım
hareket halinde olmak walk f.
Böcek Bilimi
abd'nin orta batı eyaletlerinde büyük gruplar halinde hareket ederek tahıllara ve yoncalara zarar veren larvalar army cutworm (chorizagrotis auxiliaris) i.